Gerçekten de.. Ve umut ışığı görmekse daha da güzel.. İkisi arasındaki fark çok ince: birinde tünelin sonu olduğunu biliyorsun, diğerindeyse tünelin sonundaki ışığı görüyorsun.. Işık her zaman karanlıktan daha çekici, daha olumlu; o yüzden ışığı gördüğün zaman heyecan duyuyor ve aydınlığı hayal etmeye başlıyorsun.. Hayal ettiğin şey belki sade ve güzel bir manzara, belki modern bir şehir; belki altın rengi kumla kaplı bir sahil kıyısı ya da yemyeşil doğaya eşlik eden masmavi bir gökyüzü..
Işığın ardında her şey harika, her şey çok güzel ve sen mest oluyorsun!
Hayaller.. İnsan, karanlıktayken aydınlığı gördüğü zaman, hayalinde kötüye yer vermiyor; çünkü aydınlık aslında onu, o kötü karanlıktan kurtarabilecek yegane şey!
Ama hayat bu, ne zaman ne olacağı belli olmuyor.. Bir rüzgar devirebiliyor ışığı kapatacak olan kayayı ve ışıkla beraber kurduğun hayaller de yitip gidiyor; en iyi ihtimalle erteleniyorlar.. Elde kalan şey varlığın oluyor, ve izlediğin yol boyu öğrendiklerin.. Belki, şanslıysan eğer biraz olsun, bir ışık süzülüyor kayanın kıyısından ve loş bir çehre kaplıyor etrafını.. Yine başladığın yerdesin, farkında mısın? Yine umut etmeye başlıyorsun, bekliyorsun ki bir başka rüzgar kayayı yerinden oynatsın ve tekrar görünsün umut ışığın..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder